Tarih Metodu Nedir? Gerçek ile Yanlışı Ayırmanın Bilimsel Yolu

Yöntem çok önemlidir.
Hepimiz aile içinde ya da dostlar arasında konuşuruz; şu olay öyle oldu ya da bu böyledir efendim. Detaya inmezsek her kişi fikrini söyler, bu güzel de bir şeydir.

Gelgelelim işi daha ciddi ele alınca fikir beyan edenler bu konuda yetkin değil ama zeki iseler düşünüp geri çekinir, beklerler. Herkes öyle yapmaz da eleştiri hakları sonsuz saklıdır.

Bilimsel yöntemi devreye koyabilirsek ki yöntem esasen mantık ilkeleridir… Bunlar için bir konuda illa ki ihtisas sahibi olmak da gerekmez ama illa mantık gereklidir. Kesinlikle çelişki olmaması lazımdır; bir şey aynı anda hem doğru hem yanlış olamaz ve bir şey neyse odur, özdeşlik ilkesi ve çoğu halde üçüncü şık imkansızdır.

Zırva ve tarihi bilgiyi nasıl ayırt edersin?
Eş zamanlı (yatay) bütün tarihçilere bakarsın; hepsinin aynı zamanda aynı yalanı uydurma şansı var mı milattan önce ya da sonra? Aynı zamanda tarihsel sürekliliği izlemek (dikey) tarih metodu açısından çok önemlidir fakat sadece metinler bize tüm gerçekleri söylemeyebilir.

Örneğin Hititler ile savaşan Mısırlılar yenildikleri halde tapınaklarındaki hiyeroglif ve betimlerde zaferlerini anlatmışlardır. Oysa arkeolojik verilere göre – Kadeş Antlaşması metni – Mısırlılar Hititlere yenilmiştir. Öyleyse arkeolojik verilerin desteklemediği metinler de çok güvenilir sayılmaz.

Karbon metodu; 50 bin yıl önceye kadar geçerlidir, bilim insanları bunları tespit edebiliyor. Günümüze gelelim: bir araba kaza yaptı, yeni mi oldu bu kaza eski mi, oksitlenmeden bulunuyor öyle mi?

Çoğu insan iki ya da üç delili toplar ve hükme varır.
Atıyorum; falan Paşa Selanik’ten geldi, ee orada da masonlar çoktu, yapılandı, o zaman o adam masondur… Bu hüküm ne kadar bilimseldir?

İyi doktorlara saygı duyarım.
Muayene yaparlar, kesin karar vermezler.
Kan tahlili yaparlar, kesin karar vermezler.
Film sonucu bir kanı oluşur illa ama kesin karar vermezler.
18 tane sonuç elde ederler, kanısı belki güçlenir ama kesin karar vermezler.
“Bu bunu gösterir ama kesin değil” derler.
“Bir başka veri olabilir, bu sonucu değiştirebilir” derler.
“Başka yeni bir hastalık olabilir” derler.

Değil mi?
Kesin hükmü zor verirler.

Tarih de böyledir.
Aslında her konu öyle olmalı, yöntem sağlam olmalı.
Tarihçi olayı ortaya alıp her açıdan bakmalıdır.
Her bilimsel yeni bilgi ile işin seyrini değiştirebilir.

Bir varmış bir yokmuş