Formula 1 Türkiye’de!

Türkiye Grand Prix’si Formula 1 takvimine yeniden eklendi. 11-13 Haziran  tarihleri arasında gerçekleşmesi planlanan Kanada Grand Prix’si iptal edildiğinden yerine Türkiye Grand Prix’si eklendi.

Kanada’nın yarış takviminden çıkarılmasının sebebi ise, karantina süresinin 14 gün olarak zorunlu tutması oldu.

Dünyanın en önemli motorsporlarından biri olan Formula 1, ülkelerin tanıtımında çok önemli rol oynadığı ve milyarca kişi tarafından izlenmektedir. Türkiye’yi bu yıl takvime ekleyen Formula 1 Başkanı ve Ceosu Stefano Dominecali “Türkiye, geçen yıl heyecan ve aksiyon dolu Lewis Hamilton’ın yedinci kez dünya şampiyonluğunun ardından tekrar takvimde yer alması bizleri mutlu etti. Dünyanın en iyi pistlerinden birine sahip olan İstanbul, yarışlarda rekabet açısından önemli bir durumda. Ev sahipliği için herkese teşekkür ediyorum” şeklinde açıklamalarda bulundu.

2020 yılında İstanbul’da düzenlenen Formula 1 yarışı en heyecan verici yarış olarak seçilmişti. Bu yarışın ardından Lewis Hamilton yedinci kez dünya şampiyonluğunu kazanmıştır.

İstanbul İntercity Parkta olacak Formula 1 yarışları 1-3 Ekim tarihleri arasında yapılacağı bildirildi.

Türkiye Euro 2020’de

Türkiye Euro 2020’de. Türkiye A Milli Futbol Takımı 5. kez Avrupa Şampiyonasına katılmayı hak etti. Türkiye, İzlanda karşısında 14 Kasım 2019 oynadığı maçta 0-0 berabere kalarak topladığı 20 puanla ilk iki sırayı garantilediğinden son maçlara bakılmaksızın 2020 Avrupa Şampiyonasına katılmayı garantiledi.

Türkiye A Milli Futbol Takımı en son 2016 Avrupa Şampiyonasına katılmıştı. Türkiye 2016 da grubu 3. sırada tamamlayıp turnuvaya veda etmişti.

Türkiye Euro 2020’de !

Türkiye Euro 2020’de !

2020 Avrupa Şampiyonası Elemeleri H grubunda yer alan Türkiye şuana kadar aldığı 20 puanla turnuvaya katılmayı garantiledi. Son maçını 17 KAsım 2019’da deplasmanda Andorra ile yapacak olan Türkiye maçını yenilse bile turnuvalara katılacak.

2020 Avrupa Şampiyonası 12 Haziran 2020 ile 12 Temmuz 2020 tarihleri arasında Avrupa’da bulunan 12 ülkede oynanacak.

Trabzon Stadına 5G Desteği

Trabzon Stadına 5G Desteği. Amerika, Güney Kore, İngiltere gibi ülkelerin kısıtlı bölgelerinde 5g kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ne zaman 5g kullanılacağı henüz bilinmiyor.

Huawei ve Türkcell işbirliği ile çalışmalar yapılan 5g teknolojisi kullanılmak üzere Trabzon Şenol Güneş Spor Kompleski Medical Park Stadyumu hazır hale getirildi. Trabzon Medical Park Stadı ülkemizdeki ilk 5g altyapısı bulunan ilk stat olma özelliği taşımaktadır.,

Trabzon Şenol Güneş Spor Kompleski Medical Park Stadyumu 5G Altyapısı

Trabzon stadındaki 5g teknolojisinden dışardaki ve içerdeki izleyiciler yararlanabilecek. Ülkemizde henüz yaygınlaşmayan ve aktif olmayan 5g hizmeti ile yüksek hızlarda upload ve download etme imkanı olacak. Seyirciler statta bulunan kameralarla maçı gerçek zamanlı takip etme olanakları bulunacak.

Saha içerisinde bulunan 360 derece kameralar ile de maçı stat dışından da izlemek keyifli hale gelecek.

Turkcell, 2019 yılın Ağustos ayında 5g hız testini İstanbul Tepebaşı’nda gerçekleştirmiş ve 2,283 gbps ulaşmıştır. Aynı zamanda bu hız dünya rekorudur.

Atatürk Olimpiyat Stadı Yenileniyor

Atatürk Olimpiyat Stadı , 2019-2020 sezonunda Uefa Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yapacak. Atatürk Olimpiyat Stadı 76 bin 761 kişilik kapasiteye sahip. Atatürk Olimpiyat stadının kapasitesini arttırmaya gidecek.

Atatürk olimpiyat stadı, Türk futboluna ve atletizm spor dalına hizmet etmesi için yapılmıştır.

Atatürk Olimpiyat Stadı 2002 yılında açılışını yapmıştı. Stadın açılışı maçı 31 Temmuz 2002 yılında Galatasaray ile Yunanistan spor ekibi Olimpiyakos arasında oynandı. Galatasaray, bu maçta Yunan ekibi Olimpiyakos’u 2-0 yendi.

Atatürk Olimpiyat stadı spor toto süper lig ekiplerinden Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon, İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü vb. takımlara ev sahipliği yapmıştır.

Olimpiyat stadının 76 bin 761 kişilik kapasitesini 92 bin 208 kapasiteye çıkartılacak. Yenileme çalışmaları hızlı bir şekilde başladı.

İstanbul Atatürk olimpiyat stadı

Çalışmaların 2019-2020 sezonunda yapılacak olan Uefa Şampiyonlar Ligi finaline kadar biteceği söylendi. Euro 2024 kataloğunda yer alan bilgilere göre Atatürk Olimpiyat Stadının kapasitesinin 92 bin 208 olduğu ve stadın üstünün de kapatılacağı yazmakta. Stadın yenilenmesiyle de birlikte kale arkalarından gelen sert rüzgarlarında kesileceği söylendi.

Atatürk Olimpiyat Stadı yenilendikten sonra sadece futbol maçlarının oynandığı bir yer olarak değil, çeşitli festival ve konserlere de ev sahipliğinin yapılacağı bildirildi.

Atatürk Olimpiyat Stadı Yenileniyor !

Hayatı Kolaylaştıran Bilgiler

Hayatı kolaylaştıran bilgiler i sizlerle paylaşacağız. Günümüz dünyasında yaşamak özellikle sağlıklı yaşamak zorlaşmıştır. Çevre kirliliği, sağlık problemleri ve kalabalıklaşan nüfus ile bu durum daha da karmaşıklaşmıştır.

Hayatı Kolaylaştıran bilgiler;

Her gün rutin olarak en az 1 saat yürümek, 2-3 litre arası su içmek, bol bol gülümseyin, iyi bir uyku almak, sevginizi etrafınızla paylaşmak ve en önemlisi tek eşli yaşamak, balık yemek, ceviz yemek, türk kahvesi içmek, bitter çikolata yemek, maden suyu içmek, yeşil/beyaz ve bitki çayları içmek, tahıllı ürünler tüketmek, mevsiminde meyve ve sebze yemek sizi hem mutlu edecek hem de sağlığınızı koruyacaktır.

Hayatınızı zorlaştırmayın;

Uykusuz kalmayın çünkü enerjiniz sizin psikolojinizi etkileyecektir. Duygularınızı iç dünyanıza atmayın, sigara içmeyin, gereksiz yere öfkelenmeyin, mevsimi gelmeyen meyve ve sebzeleri tüketmeyin, koruyucu içeren maddeler içeren ürünleri tüketmeyin, gürültülü ortamlardan uzak durun, uyumadan önce sizi rahatsız edecek yemekler yemeyin, Alkolü azaltın, asitli ve şeker eklenmiş içecekler içmeyin, doymuş yağ içeren şarküteri ürünleri, aşırı tuzlu ürünler tüketmeyin, beyaz un tüketimini azaltın, mutsuz olmayın, olumsuz koşullardan bir an önce kurtulun, gülümsemeyi eksik etmeyin, sağlığınız ve mutluluğunuz için etki edecektir.

Hayatı kolaylaştıran bilgiler isimli yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Birand ve Galatasaray

Mehmet Ali Birand ve Galatasaray

Bugün şirkete gelen müşterilerden biri ortaya “M.Ali Birand bugün vefat etti“ dedi ve ofisten çıktı. Olanlar o an oldu. Herkes bir anda internete girip haberciliğin öncülüğünü yapan kişinin vefat edip etmediğine bakmak için yarışa girdiler. İnternete bakmalarına rağmen farklı komplo teorileri (ağır bir cümle olmuş, komplo teorileri  ) ortaya atılıyordu. Bazı yapılan açıklamalarda Mehmet Ali Birand’ın beyin ölümünün gerçekleştiği, diğer yayın kanallarında ölmediği söyleniyordu. Bende sadece söylenenleri dinliyordum.

Birden aklıma Mehmet Ali Birand ile olan anım aklıma geldi. Onu anlatacağım fakat önce akşam eve geldiğimde sosyal medyadan ve televizyondan okuduğum ve seyrettiğim haberler beni şaşırtıyordu. Öncelikle Türkiye adına gazeteciliğe ve haberciliğe öncülük etmiş birini kaybetmiş bulunmaktayız. Tüm haber camiasının başı sağolsun. Dostlarına ve sevdiklerine Allah sabır versin.

Anadolu’dan gelen bir deyim mi atasözü mü artık özlü söz mü bilmem ama “ Ateş Düştüğü Yeri Yakar.” Gerçekten de doğru bir sözdü. O yüzden ailesine ve sevdiklerine tekrar Allah’tan sabır dilerim. Mehmet Ali Birand ile tanışma olayım gerçekten ilginçti. Bir gün Galatasaray’ın maçını izlemek için Türk Telekom Ali Sami Yen Spor Kompleksine gitmiştim arkadaşlarla.

Ben eski açıkta onlar vip de oturuyordu. Çünkü fazla vip bileti yoktu elimizde. Bende gidip eski açıkta(bu arada stadın her yeri kapalı ama orasının adı eski açık) çantamdan fotoğraf makinemi çıkartıp muhteşem stadı n ve taraftarın fotoğraflarını çekiyordum.

Ali Sami Yen stadını özler gibiydim, ama Türk Telekom stadı da büyüleyici bir ortam vardı. Ses yankılanmaları zaten tüylerimi diken diken ediyordu. Statta 100 bin kişi varmış gibi bir ses çıkıyordu. Fotoğraf çeke çeke vip bölümüne doğru gittim. Orada kapıda duran güvenlik görevlisine tam donanımlı fotoğraf makinemi de göstererek “arkadaşım yerel gazeteden geliyorum vip teki misafirleri çekeceğim” demiş ve güvenlik görevlisi bana kapıyı açmıştı.

Şaşırtan benden kimlikte sormamıştı. Ben de hiç dallandırıp budaklandırmadan direk girdim içeri ve hızlı adımlarla arkadaşların yanına geldim oturdum. Onlar benim buraya nasıl geldiğimi sordular bende hava olacak ya arkadaşım hala öğrenemediniz demi benim her yerde tanıdığım var  o yüzden sıkıntı yok. ben istediğim yerde maçı izlerim demem üzerine arkadaşlarım yüzüme 3 numaralı bakış ( hadi len ordan, bsg, tamam haklısın, senden büyük yok bakışı o yüzden nasıl bir bakış diye düşünmeyin 3 numaralı bakışın manaları bunlardı. ) atıp maçı izlemeye devam ettiler.

Ben rahat durmadım VİP te tek ayağa kalkan bendim çünkü herkes maçını izliyordu. Eski açıkta herkes ayakta duruyordu fotoğraf çekmede sıkıntı yoktu. Ben makine ile hızlı hızlı maçtan kareler çekerken arka taraftan beyefendi oturur musunuz maçı izleyemiyoruz. Dönüp arkama bakıpta yüzümü reklam yapmak istemiyordum.

Beni sırtımdan tanısınlar en azından yüzümü görmeseler daha iyi olurdu diye düşünüyordum. Koltuk aralarından geçerken birinin ayağına basmıştım o kadar kötü hissetmiştim ki kendimi dönüp bakmak bile istemiyordum. Çünkü bir bayanın ayağıydı ve çok acıyacağını tahmin ettiğim için ne desem acaba sıkıntı yaratmaz diye hızlıca düşündüm. Dönüp “çok özür dilerim gerçekten isteyerek yapmadım” diye sözler söylemeye başlamadan kadın önemli değil siz güzel fotoğraflarınızı çekin yarın gazetelerde halkın sizin çektiğiniz bu fotoğrafları gazete ve internette görmeleri gerekiyor diye bir cümle kurmuştu.

Bende içimden “ bu nasıl kadın la kafayı yemiş özür dileyecekken kadın neredeyse benden özür dileyecekti” diye geçirdim.  bende kadına dönüp “sen niye yol ortasında oturuyorsun çekim alanımı kısıtlıyorsun, sizin yüzünüzden halka haber yetiştiremiyoruz” deseydim süper olurdu ama demedim  olan olmuştu ben sabit bir yerde durmuş fotoğraflarımı çekerken arkadan biri “arkadaşım” şu fotoğraflarını daha yukarıdan çeksen olmaz mı tam önümde durup fotoğraf çekiyorsun. Ses o kadar etkilemişti ki beni. Kararlıydım dönüp arkama bakmıştım. MEHMET ALİ BİRAND.

Haberciliğin ve gazeteciliğin öncülerinden Mehmet Ali Birand’tan özür dilemiş ve gidip yanına samimi olmaya çalışmıştım. Bir iki kelam ettikten sonra kendisini maçı izlemek üzere rahat bırakmıştım. Büyük bir Galatasaray taraftarıdır kendisi. Boynundaki tamamı kırmızı olan Galatasaray atkısı çok güzeldi. Utanmazsam Mehmet Ali Birand o atkıyı imzalıyıp bana verir misin diyecektim. Sonra içimden lan oğlum bırakta adam maçını izlesin dedim ve gidip fotoğraf çekmeye devam ettim. İlk yarı bitmişti.

Samimi Olmuştuk !

Ben koşarak hemen Mehmet Ali Birand’ın oturduğu vip koltuklarına doğru yöneldiğimde o yoktu. Ben yıkılmıştım hem atkıyı alamamıştım, hem de onunla konuşarak hayatıma katacağım tecrübelerden yoksun kalmıştım. Vip in en güzel özelliği de devre aralarında açık büfe yemek servisinin olmasıydı. Derler ya sabah kahvaltısının üzerindeyim hemde sabah kahvaltısında da çeyrek ekmek bile yemedim  işte en çok kullandığımız yalanlardan biride odur bence  Açık büfeden yemekleri tabaklara koyduğum sırada arka taraflardan duyduğum ses evet evet oydu. MEHMET ALİ BİRAND. Hemen gittim yanına .

Yıllardır görmediğim bir arkadaşımmış, abimmiş gibi. Mehmet Ali abi nasılsın diye sorduğumda aldığım cevap beni etkilemiştim. Mehmet Ali Birand: “ iyidir gazeteci çocuk sen nasılsın, nerelerdesin sen!” diye söylemişti. İçimden beni birine benzetti o da sanki yıllardır arkadaşmışız gibi davranmıştı. Biraz nasihat vermeye başladı, artık ben ve Mehmet Ali Birand baş başa konuşuyorduk. Fotoğrafları çekerken insanların maç seyretmesini engellemem gerektiğini fakat engellemeden de güzel fotoğrafları başka nerden çekebileceğimi vb. Hem bana hak veriyordu hem de bir yerden kızıyordu (kızıyordu demeyelim) hem de hak vermiyordu.

Neyse sohbet ilerlemişti. Bana başından geçen olayları anlatmıştı. Konuşmayı ne yapıp edip atkıya getirecektim. Mehmet Abi (düşünün ne kadar samimi olduk) atkın çok güzelmiş ben daha önce Galatasaray Store’larda görmedim bu atkıyı. Çok etkileyici bi atkı dedim. Onun özel olduğunu söyledi. Kendisinde bir anısının olduğunu söyledi. İçimden “adam anladı mı isteyeceğimi vermemek için ayak mı yapıyor” dedim. Bende istemedim.

İkinci yarının başlamasına 2-3 dakika vardı herkes ellerine kahvelerini almış yavaş yavaş yerlerine oturmaya gidiyorlardı. O kadar konuşmadan sonra yahu fotoğrafçı çocuk senin adın ne diye sormuştu büyük duayen. Bende adımı söylemiştim. Maçın ikinci yarısında fotoğraf çekmemiş Galatasaray’ın futbol şölenini izlemiştim.

Maç bitmiş, vip ten çıkarken beni vip e alan güvenlik görevlisi beni durdumuştu. Ve benden kimlik sormuştu. O an şaşırmıştım maç bitmiş ve bu güvenlik görevlisi beni niye durdursun ki olan olmuş ve beni durdurmuştu. Bende kimlik yoktu. Ne yapacağımı bilemiyordum, eveledim geveledim. Güvenlik şüphelenmişti.

Habib ne yapıyorsun gitmiyor musun diye biri bana seslendi. (bu arada adımı da söylemiş oldum :p merak edenler için merak etmeyenler için sıkıntı yok 😉 ). Dönüp arkama baktığımda MEHMET ALİ BİRAND’tı, güvenlik görevlisi bana bakarak kusura bakmayın iyi çalışmalar efendim demiş ve diğer güvenlik görevlilerinin yanına gitmişti. Bende olayı Mehmet Ali Birand’a anlatmıştım. Çok gülmüştü. Öylece güzel bir gündü ve MEHMET ALİ BİRAND ile tanışma olayım güzel başlamış ve güzel bitmiş hatta bana bir kıyak yaparak belki istemeden de olsa beni güvenlik görevlisinden kurtarmıştı.