Bazı sezonlar vardır, daha ilk haftalarda kendini belli eder. Sahaya çıkan takımın yürüyüşünden, topu dolaştırışından, birbirine bakışından anlarsın. Zorlu Koleji Samsun Basketbol’un bu sezonu da tam olarak böyle başladı. İlk maçlardan itibaren sahada telaşsız, ne yaptığını bilen bir takım vardı. Bu his çoğu zaman sezon ilerledikçe kaybolur ama Samsun’da tam tersine güçlendi.
Samsun’un maçlarını oynadığı Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu da bu hikâyenin önemli bir parçasıydı. Sezonun başında daha sakin olan tribünler, takım kazandıkça değişti. Isınmada atılan şutlara gelen ses, maçın sıkıştığı anlarda yükselen o uğultu… Bunlar dışarıdan küçük detaylar gibi görünür ama oyunun içinde çok şey değiştirir. Bir anda ritim geri gelir, takım ayağa kalkar.
Lige çok iyi başladılar ama asıl mesele bu başlangıcı kaybetmemeleriydi. Çünkü bu ligde birçok takım iyi girer, sonra bir yerde ritmini kaybeder. Samsun ise o ritmi sezon ortasına kadar taşıdı. Ve tam o noktada sezonun ilk kırılma anı geldi: Halkbank Kadınlar Federasyon Kupası.
Devre arasında oynanan bu kupa Samsun için sadece bir organizasyon değildi. Haftalardır oynanan oyunun karşılığıydı. Kupayı kazandılar ama o gün tribünde oluşan duygu daha önemliydi. İnsanlar sadece izlemiyordu artık, inanmaya başlamıştı. Bu küçük gibi görünen değişim, sezonun geri kalanını etkiledi.
Kupadan sonra sahaya çıkan takımda büyük bir değişim yoktu ama bir fark hissediliyordu. Artık sadece kazanan değil, kazandığını bilen bir takım vardı. Oyunda acele yoktu, panik yoktu. Top doğru dolaşıyor, setler tamamlanıyor, savunma pozisyonları yarım bırakılmıyordu. Bu estetik bir oyun değil, doğru bir oyundu ve sezon boyunca bu doğruluk bozulmadı.
Sezon sonuna geldiğimizde tablo netti: 28 maç, 23 galibiyet ve şampiyonluk. Ama bu başarıyı sadece rakamlarla anlatmak eksik kalır. Çünkü Samsun’un farkı attığı sayılarda değil, o sayıları üretme biçimindeydi. Hücumda sabır, savunmada disiplin ve karar anlarında netlik… Bu üçlü sezonun temelini oluşturdu.
Sahaya baktığında bu yapıyı oyuncularda görüyordun. Dreuna Edwards sezon boyunca skor yükünü taşıyan isimdi. Zor anlarda topun gittiği, oyunun yönünü değiştiren oyuncuydu. Sudanaz Fidan oyunun dengesini kurdu, tempoyu ayarladı. Neslihan Külekçi ve Betül Özcan ise istikrarı sahaya taşıdı, her maç bir şekilde katkı verdi.
Ama bu takımın asıl gücü birkaç isimden ibaret değildi. Seda Deniz, Bennur Ekiz, Ceren Çiğerci, Cansu Özdoğan, Özge Kavurmacıoğlu, Zeynep Can, Elif Ülkü ve Umay Şahin… Bu oyuncuların her biri sezonun bir yerinde devreye girdi. Kimse tek başına kazandırmadı ama kimse de eksik kalmadı. Bu yüzden bu takım bir yıldızlar topluluğu gibi değil, gerçek bir takım gibi oynadı.
Kenarda ise sakin ama net bir yapı vardı. Koç Murat Saat ve teknik ekibi oyunu karmaşık hale getirmedi, sade tuttu ve kontrol etti. Doğru anlarda doğru dokunuşları yaptılar. Koç Murat Saat ve teknik ekibi sezon boyunca panik yapmadı.
Kulüp tarafında da aynı istikrar vardı. Başkan Engin Zorlu ve yönetim sadece arka planda değildi, tribündeydi. Her maçta takımlarının yanındaydılar, güvenlerini sahada hissettirdiler. Bu, oyuncular için çok şey ifade eder. Çünkü sahaya çıktığında arkanda bir yapı olduğunu bilmek, oyuna doğrudan yansır.
Tribünler de sezonla birlikte değişti. İlk haftalarda izleyen bir kalabalık vardı ama takım kazandıkça o kalabalık oyunun bir parçası haline geldi. Özellikle oyunun sıkıştığı anlarda tribünden gelen o destek, takımın tekrar ritim bulmasını sağladı. Bu istatistiklere yazılmaz ama sahada hissedilir.
Ve sezon bittiğinde ortaya çıkan tablo şuydu: Samsun sadece ligi kazanmadı, Federasyon Kupası’nı da alarak aynı sezon içinde iki kupa kazandı. Yani bu hikâye tek bir başarıdan ibaret değildi. Bu, aynı oyunu iki farklı zamanda doğru oynayabilen bir takımın hikayesiydi.
Bu yüzden bu sezonu şöyle anlatmak daha doğru: Zorlu Koleji Samsun Basketbol önce kendine inandı, sonra herkesi inandırdı.
Şimdi önlerinde Süper Lig var. Daha zor, daha sert ve daha rekabetçi bir ortam. Ama şu net: Bu takım oraya tesadüfen gitmiyor. Bu takım, hazır olduğu için gidiyor.
Sence bu hikâye Süper Lig’de de devam eder mi?
📲 @bizyaziyoruzcom
Görüşünü orada paylaş.