Enver Paşa : Yükseliş, Güç ve Çöküş | 3.Bölüm

Enver Paşa Anısına…

Mahmut Şevket Paşa suikastı dolayısıyla İttihatçılar sert tedbirler alıp adeta sıkıyönetim ilan ettiler. Yeni Sadrazam Said Halim Paşa bir harp divanı kurdu. İstanbul Muhafızı Cemal Bey adeta bir tedhiş hareketine girişti; suikast ile alakalı pek çok tutuklamalar yaptı. Amaç katilleri yakalamak olsa da bu işi, İttihatçı muhaliflerini bastırmak için bir fırsata da çevirdiler.

Damat Salih Paşa, İttihat ve Terakki’nin en büyük rakibi Hürriyet ve İtilafçılara yakınlığı ile bilinmekteydi. Cemal Bey tarafından davet edilir ve suikast ile alakalı ilişkilerinin tespit edildiği söylenir; bir süre Avrupa’ya gitmesi teklif edilir. Bu aslında gönüllü bir sürgün önerisidir. Damat Salih Paşa, suikast ile alakasının olmadığını söyler ve asıl Avrupa’ya kaçtığı takdirde suçu kabullenmiş olacağını ifade eder. “Elinizden geleni ardınıza koymayın” der.

Cemal Bey ve İttihatçılar bu duruma içerler ve bunun üzerine, dönemin pek çok tanığına ve yaygın kanaate göre Damat Salih Paşa, hayali bir suikast şebekesinin başı ilan edilerek tutuklanır. Hürriyet ve İtilaf Partisi vekili Lütfi Fikri Bey, suikast günü hakkında şunları söyler:

“Mahmut Şevket Paşa kelimenin tam anlamıyla intihar etmiştir ve bu, Nazım Paşa’nın cesedi üzerinde sadrazamlığı kabul ettiği gün (Babıali Baskını) kararlaştırılmıştır. Eminim ki bu adam Talat Bey ve arkadaşlarından hoşlanmıyordu. Nasıl oldu da bu derece onların elinde oyuncak oldu ve bu sebeple öldü?”

Eğer amaç sadece katilleri cezalandırmaksa ve Damat Salih Paşa hakkında kuvvetli deliller varsa, neden öncesinde Paşa davet yoluyla çağrıldı da direkt tutuklanmadı?

Velev ki Salih Paşa, İstanbul Muhafızı Cemal Bey’in önerisini kabul etse ve Avrupa’ya gitseydi, adalet yerini bulmuş mu olacaktı? Bu ve benzeri sorular, tahkikatın amacının siyasi olduğu kanaatini güçlendirmektedir.

İdamın gerçekleşmesi padişahın onayına bağlıdır. İstanbul Muhafızı Cemal Bey işin peşini bırakmıyordu ve olayı bir noktada kişiselleştirmişti. “Ben, padişah onayı olmasa da paşayı asarım; sonra da cinayetten beni asarsınız” diyordu. Padişah Mehmet Reşat, yeğeni Münire Sultan’ın eşinin bu işi yapacağına ihtimal vermiyordu. Enver Bey’e, “Oğlum, bu adam bu işi yapacak bir adam değil” diyordu.

Onay gecikince Dahiliye Nazırı Talat Bey ve Sadrazam Said Halim Paşa, padişah ile görüşme yapmıştır. Dahiliye Nazırı Talat Bey bastırmış ve idam onaylanmazsa tahkikatın daha da genişleyip Veliaht Şehzade Vahdettin’e dayanacağını söylemiştir. Daha sonra Enver Bey, padişahın yanına girmiş ve kısa bir süre sonra imzalı idam fermanı ile çıkmıştır.

Amcası Sultan Abdülaziz ve iki ağabeyi (V. Murat ve II. Abdülhamid) darbe ile indirilen ve kendi zamanında da hükümet darbesi yapılan (Babıali Baskını’nı gören) Padişah V. Mehmet Reşat, idam fermanını imzalamak durumunda kalmıştır. Nasıl imzaladığını soran ailesine ise,

“Kafama silah dayalı iken ne yapsaydım?”

demiştir.

O gece 11 kişi ile birlikte Damat Salih Paşa idam edilir. Ha bu arada Damat Salih Paşa’ya son isteği sorulduğunda,

“Şu paçamı düzeltir misiniz? Çarpık duruyor”

demiştir.

Bir varmış, bir yokmuş…

💬 Fikriniz Bizim İçin Değerli!

Bu yazıya web sitemizde yorum yapamıyorsunuz, ancak düşüncelerinizi bizimle paylaşmanız için sosyal medyada her zaman kapımız açık. 📲

👉 Instagram: @bizyaziyoruzcom

👉 X (Twitter): @bizyaziyoruzcom

📌 Sizce bu tarihi olayın perde arkasında başka neler vardı? Görüşlerinizi sosyal medya hesaplarımızdan bize iletin, tartışmaya katılın! 🕰️