Günümüzden sadece birkaç yıl sonra geçiyor hikâyemiz…
İnsanlık hazır olmadığı o gerçekle karşılaşacak mıydı?
Yoksa bazı gerçekler bizim hazır olmamızı beklemeyen davetsiz misafirler miydi?
Gizemli bir uzaylıdan bahsediyoruz. Daha doğrusu, o bahsediyor.
Güneşli bir Teksas günü. Houston’daki Uzay Merkezi’nin koridorlarını hızlı adımlarla arşınlayan araştırma doçenti Latif, dışarı çıkıp arabasına atladığı gibi Türklerin müdavimi olduğu İstanbul Cafe’de soluğu aldı. Kayseri’li bir göçmen ailenin çocuğu olan 42 yaşındaki bu entelektüel görünümlü, saçı sakalı birbirine karışmış adam; adeta ürkmüş bir çocuk gibi titriyordu. Yüzü kireç gibiydi. İçeri girdiğini gören Safi onu masasına davet etti. Latif’i ziyaret için Kayseri’den Houston’a gelen akrabası Safi, cana yakın yapısıyla Latif’in nadir Türk arkadaşlarından biri olmayı başarmıştı. Safi, doğal ve aksanlı konuşmasıyla söze girdi:
“Dur hele gadasını aldığım. Bir arkana yaslan. Nedir bu halın?”
Latif kendisine yanaştı. Sesini iyice alçaltıp etrafı kolaçan etti:
“Uzaylı.. Halaoğlu..Bir uzaylı var. Merkezde görüntülerini paylaştılar.. Halktan saklanıyor”
“Demee. Nasıl bişey ki bu?”
Latif buz kesmişti adeta. Konuşamıyor gibiydi. Dilinin ucunda bir şeyler geveledi.
Üç gün sonra Safi memlekete uçmuştu.
Latif ise, sırlarıyla baş başaydı.
Ve gizemiyle.
Ne var ki, eski bir dizinin repliğinde dedikleri gibi “iki kişinin bildiği sır değil”di.
Bu kez de öyle oldu. Safi yakınlarına, onlar kendi yakınlarına söylediler. Mesaj gruplarından yaydılar. Nasa’nın bulduğu gizemli uzaylının varlığını Türkiye’de, hele de Kayseri’de duymayan kalmamıştı desek yeridir. Mart ayının sonu yaklaşıp havalar serinlerken, uzaylının gizemi içlerde koku esintilerine yol açıyordu. Acaba uzaylılar dünyayı işgal edecek miydi? Öyle ya, Latif bu kadar korktuysa, bu denli telaşa kapılıp eli ayağı birbirine dolandıysa; durum gerçekten de pek iç açıcı olmamalıydı.
Derken, mart bitti.. Bir Nisan’da Latif’in Türkiye’deki tüm akraba ve Türk arkadaş gruplarına bir WhatsApp mesajı gitti. Aynı anda. Mesajı açtıklarında uzaylı lakaplı türkücü Mustafa’nın görseliyle karşılaştılar. Altında da Latif’in “İşte size bahsettiğim gizemli uzaylı. Bir nisaan!” sözleri ve devamında bolca gülme emojisi ile birlikte.
Latif adı gibi güzel bir şaka yapmıştı herkese. Ne mi oldu? Latif’in mesaj kutusu hoş olmayan ifade ve tepkilerle doldu. Ama Latif hala gülüyordu. Nasa’nın stresli çalışma ortamı karşısında kendine böyle bir rahatlama eğlencesi bulmuştu.