Formula 1 Türkiye’de!

Türkiye Grand Prix’si Formula 1 takvimine yeniden eklendi. 11-13 Haziran  tarihleri arasında gerçekleşmesi planlanan Kanada Grand Prix’si iptal edildiğinden yerine Türkiye Grand Prix’si eklendi.

Kanada’nın yarış takviminden çıkarılmasının sebebi ise, karantina süresinin 14 gün olarak zorunlu tutması oldu.

Dünyanın en önemli motorsporlarından biri olan Formula 1, ülkelerin tanıtımında çok önemli rol oynadığı ve milyarca kişi tarafından izlenmektedir. Türkiye’yi bu yıl takvime ekleyen Formula 1 Başkanı ve Ceosu Stefano Dominecali “Türkiye, geçen yıl heyecan ve aksiyon dolu Lewis Hamilton’ın yedinci kez dünya şampiyonluğunun ardından tekrar takvimde yer alması bizleri mutlu etti. Dünyanın en iyi pistlerinden birine sahip olan İstanbul, yarışlarda rekabet açısından önemli bir durumda. Ev sahipliği için herkese teşekkür ediyorum” şeklinde açıklamalarda bulundu.

2020 yılında İstanbul’da düzenlenen Formula 1 yarışı en heyecan verici yarış olarak seçilmişti. Bu yarışın ardından Lewis Hamilton yedinci kez dünya şampiyonluğunu kazanmıştır.

İstanbul İntercity Parkta olacak Formula 1 yarışları 1-3 Ekim tarihleri arasında yapılacağı bildirildi.

Yenilenmiş (Refurbished) Telefon Nedir ?

Yenilenmiş (Refurbished) cihaz nedir?

Müşteri memnuniyetine önem veren kaliteli ve büyük markalar tarafından üretilen cihazlar satıldıkları zaman hataları farkedilen veya geri iade edilen ürünlerin marka tarafından geri alınarak sistem hatalarının düzeltilerek arızalarının onarılarak tekrar piyasada satışa sunulmuş cihazlardır.

Yenilenmiş (Refurbished) cihaz satın alınır mı?

Her ne kadar fabrikadan çıktığı gibi olmasa da daha sonra yapılan işlemler sonucunda hatalarının kapatıldığından dolayı sıfırdan daha güvenli cihazlardır. Garantiye önem vermeyen kişiler için refurbished ürünleri gönül rahatlığıyla alabilirler. Yenilenmiş cihazlar, sıfır cihazlara oranlara daha uygun fiyatla satılmakta.

Son zamanlarda kurların artması sonucu sıfır telefonların fiyatlarının da yükselmesiyle yenilenmiş/refurbished ürünlere ilgi arttı. Ülkemizde yenilenen telefonların ve cihazların garanti süreleri de çok kısa tutuluyor. Yenilenmiş telefonların fiyatları daha uygun olarak satılmaktadır.

Yenilenmiş cihazları piyasaya sıfır ürün gibi sunabiliyorlar. Bu konuda satın alacak kişilerin dikkat etmeleri gerekiyor.

Google Bizi Takip Ediyor Mu?

Günümüzde teknolojiyle iç içe yaşamaktayız. Sabah uyandığımızda telefonumuzu kontrol ediyor akşam uyuduğumuzda telefonla beraber uyuyoruz.

Teknolojide bizim ne zaman uyuduğumuzu ne zaman uyandığımızı, yemek yediğimizi, neyi sevdiğimizi, nasıl bir yaşam yaşadığımız konusunda bir bilgi ediniyor.

Kişisel bilgilerimize birçok dev şirket gibi Google’da önem vermektedir. Hayatımız hakkında o kadar çok geniş ve net bilgilere sahip oluyorlar ki bizi bizden iyi tanıyorlar desek yanlış olmaz.

Google Chrome, internet tarayıcı geçmişimizi  ve ziyaret ettiğimiz websiteleri hakkında,

Youtube, sayesinde izlediğimiz ve yüklediğimiz videolarla müzik, film, sanat vb. alanlardaki tarzımızı,

Haritalar ve Waze, hangi yolları kullandığımızı, nereleri ziyaret ettiğimizi ve hangi yerleri,

Google Search (Arama), internette aradığımız kelimeleri,

Google Photos (Fotoğralar), çektiğimiz fotoğraflarda hangi yerleri ve insanları etiketlediğimizi,

Google Calender (Takvim), planlarınız ve randevularınızı,

Google Shopping (Alışveriş), aradığımız, beğendimiz ve satın aldığımız ürünleri,

Gmail, Kişilerimizi, onlara gönderdiğimiz ve aldığımız e-posta içeriklerini,

Google News (Haberler), takip ettiğimiz haber siteleri ve okuduğumuz haberleri,

Google Fit, günlük yürüşlerimizi, beslenmelerimizi ve sağlıklı yaşam için formumuzu,

Google Ads (Reklam), sitelerde tıkladığımız ilgilendiğimiz ürünler

hakkında önemli bir yer edinmişler.

İleride ne zaman, nereye, kiminle ve kaç kişi gibi konularda bize internetin yardımı olacağını düşünüyorum. Bizi yönlendirecek tabi bu yönlendirmeye bağlı kalıp kalmamak yine bizim idaremize bağlı olacak. Güçlü iradelerimizin olması dileğiyle…

İnsanlara üçüncü göz !

Teknoloji gün geçtikte gelişmekte ve ona olan bağımlılıkta artmakta. Hal böyle olunca da teknoloji sosyal hayatımızın ta kendisi haline geliyor. Cep telefonu bağımlılığı ilk sırada desek yanlış olmaz.

Sokakta yürürken etrafımızda cep telefonunu kullanarak yürüyen yüzlerce kişi görebiliriz. Telefonları ile ilgilenirken kiminin ayağı takılıp düşüyor kimi ise arabaya, insanlara, duvara veya direklere çarpıyor. Dikkatlerini telefonlarına veren insanlar bu tür durumları yaşadıkları zaman da kendilerini teknoloji bağımlısı sınıfına koymuyorlar.

İnsanların bu şeklide sorunlar yaşadığını gören Güney Koreli genç tasarımcı Paeng Minwook, insanların alnına yerleştirilecek bir üçüncü göz icat etti. Böylece alnına yerleştirilen cihaz sayesinde yürürken telefonuyla ilgilenecek ve de önündeki engellere iki metre yaklaştığı zaman cihaz ötmeye başlayacak. Cihaz devreye insanlar telefonları ile ilgilenmek için kafalarını aşağıya eğdikleri zaman harekete geçecek.

Cihazın tasarımcısı Paeng Minwook: eğer bu icat rağbet görüp tutarsa insanların teknoloji bağımlısı oldukları kendileri açısından da kabul görecektir şeklinde açıklamalarda bulundu.

Avcı ve Ayının Komik Hikayesi

Avcının biri bir gün avdan dönerken kahveye uğramış. Kendisine güzel okkalı bir sade kahve söylemiş. Kahvesini yudumlarken av macerasını anlatmaya başlamış:

– Sessiz sakin bir şekilde ormanda yürüyorum. Ceylanları geyikleri gözetliyorum. Nasıl dikkatliyim birden karşıma kocaman bir ayı çıkmaz mı ?

Silahımı doğrultacak vakit bulamadım. Daha sonra arkama bakmadan koşmaya başladım. Öyle hızlı koşuyorum ki önümdeki ağaçları göremiyordum. Ayı benden daha hızlı koşuyordu. Bir ara ayının nefesini ensemde hissediyordum. Arkama bakayım derken baktım ayının ayağı kaydı ve düştü. Bunu görünce ben mesafeyi açmak için daha hızlı koşmaya başladım. Tam rahatladım mesafeyi açtım derken arkama baktım bakmaz olaydım ayı ayağa kalkmış ve daha hızlı koşuyordu.

Ayı elini uzatsa ensemden yakalayacak. Sırtımda pençeleri hissettiğimi düşündüğüm anda tekrar ayının ayağı kaydı düştü. Ne kadar çok şanslıyım diye düşünmeye başladım. Yüzüm gülüyor diğer taraftan da koşuyorum. Nefes nefese kalmama rağmen fırsat bu fırsat dedim ve son nefeste koşmaya başladım. Mesafeyi açtıkça açıyordum. Durup nefes alayım dedim. Arkama bakmama kalmadı ki ayı tekrar ayaklanmış ve hızlı bir şekilde koşuyordu. Nefes alıp veremeden koşmaya devam ettim. Bu nasıl bir ayıydı 2 saniyede enseme kadar geliyordu.

Nefesini ensemde hissetmeye başlamıştım. İnanmayacaksınız ama ayının tekrar ayağı kaydı ve düştü. Kahvede bıyık altından gülenlerin olduğunu görüyordum. Tam anlatmaya başlarken kahvedekilerden biri dayanamadı:

-Avcı bey sende amma yürekli biriymişsin. Ayının nefesini 3 kez ensende hissettin ve koşmaya devam ettin ben bu olayı yaşasam altıma ederdim.

Avcı, sözünü kesen kişiye ters ters bakmış ve :

-Sözümü karıştırma! Ayı üç kez neyin üstüne basıp düştü sanıyorsun sen?

Romanlardan Uyarlanan 10 Televizyon Dizisi

Televizyonlar artık dizi kaynaklarını zengin olan Türk edebiyatından alıyorlar. Romanlardan uyarlanan diziler seyirci tarafında da karşılığını buluyor.  Bu diziler çok fazla tuttuğundan dolayı her sezon yeni bir roman uyarlaması görmemiz şaşırtıcı değil.

İşte o romanlardan uyarlanan 10 televizyon dizisi:

1- Halid Ziya Uşaklıgil – Aşk-ı Memnu

İstanbul’un zenginlerinden Adnan Bey eşini kaybedince oğlu ve kızı konakta yalnız kalırlar. Adnan Bey, genç ve güzel olan Bihter’le evlilik yapar. Konakta bulunan Adnan Bey’in yeğeni Behlül, Bihter’e aşık olur. Olaylar bu durumdan sonra başlar.

2- Reşat Nuri Güntekin – Yaprak Dökümü

Olaylar Ali Rıza Bey ve ailesinin İstanbul’a göç etmesiyle başlıyor. İstanbul’daki hayatları çıkmaza ve kaosa döner.

3- Reşat Nuri Güntekin – Çalıkuşu

Annesi ve babasını kaybeden Feride,  kimsesiz kaldığı için teyzesinin yanına gider onunla birlikte yaşamaya başlar. Kuzeni Kamuran’a aşık olur. Sonrasında olaylar başlar.

4- Orhan Kemal – Hanımın Çiftliği

Üçleme olan kitabın ikincisi olan Hanımın Çiftliği’nde Orhan Kemal; aşk, ihtiras, para ve sınıfsal çelişkileri anlatıyor.

5- Peyami Sefa – Fatih Harbiye

Modern hayat ve geleneksel hayatın arasında sıkışmış olan Neriman’ın yaşadığı zorlukları ele alıyor.

6- Vedat Türkali – Fatmagül’ün Suçu Ne?

Fatmagül nişanlısının asker dönüşünü beklemektedir. Kasabada bir gün başından öyle bir olay geçer ki gençliği ellerinin arasından kayıp düşer.

7- Akilah Azra Kohen – Fi

Ünlü psikolog Can Manay’ın balerin olan Duru’ya aşık olur. Herkes tarafından sevilen ve beğenilen Can Manay’ın tek istediği komşusu olan Duru’yu elde etmektir. Duru’nun ise sevgilisi vardır bunun yanından herkesten çok sevdiği hayalleri.

8- Ahmet Ümit – Şeytan Ayrıntıda Gizlidir

Her bölümünde farklı bir olayı ele alan polisiye dizi.

9- Atilla Atalay – Sıdıka

İstanbul’da kenar mahallesinde yaşayan Sıdıka’nın penceresinden olan gördüğü hayatı anlatmaktadır. Annesi kızını sorunlu gördüğü için biran önce evlenmesi için her şeyi yapmaktadır.

10- Emrah Serbes – Behzat Ç. : Bir Ankara Polisiyesi

Hayatında başarılı olamayan bir başkomiserin hikayesini anlatmaktadır. Cinayet büroda başarılı olan Behzat komiserin ekibinde Hayalet, Harun, Akbaba, Eda ve Cevdet bulunmakta.

Video oyunlarından uyarlanan filmler

Çocuk yaşlarda okuldan çıktığımız zaman kendimizi atari salonlarına atardık. Street Fighter, Mortal Kombat, Süper Mario ve daha nicesi…

Küçükken oynadığımız oyunlardaki karakterler bizim için hep kahramanlardı.  Oyunlardaki kahramanlar gerçek hayatta olsalar nasıl olurlardı diye hayal ederdik. Bazen bu kahramanlar yerine kendimizi koyardık.

Sonunda hayallerimiz yarı gerçek olmuştu ve video oyunları sinemaya  uyarlanmıştı. İlk uyarlanan film ise dünyada en çok satılan ve oynanan oyunlardan biri olan Süper Mario’ydu. Daha sonra birbiri ardına onlarca video oyunu beyaz perdeye uyarlandı.

Kimi filmler video oyunların önüne geçti kimi ise beyaz perdede adından söz ettiremedi. Her ne kadar hepsi gişede başarı yakalamamış olsalar da genelde oynamış olduğumuz video oyunlardan uyarlanan 15 filmi derledik. Bu filmleri okurken aklımıza önce oyunları daha sonra filmleri gelecek.

1- Super Mario
2- Street Fighter
3- Mortal Kombat
4- Tom Raider
5- Assasins Creed
6- Need For Speed
7- Hitman
8- Max Payne
9-  Resident Evil
10- Warcraft
11- Pokemon
12- Angry Birds
13- Sonic
14- Double Dragon
15- Prince of Persia

 

Avcı dediğin kısmetini avlar

Bir gün bir Amerikalı ve Japon birlikte safariye çıkmışlar. İkisinde de teknolojinin son harikası olan silahlar bulunmaktadır. İkisi de hava atmak için teknoloji harikası silahları birbirine göstermektedir.

Belli bir süre sonra uzakta bir aslan görmüşler. Hemen Amerikalı lazer tüfeğini aslana doğrultmuş ve ateş etmiş. Amerikalı’nın atışı karavana olunca hemen Japon avcı uydudan yönlendirmeli tüfeğini doldurmuş ve aslana doğru ateş etmiş. Japon da maalesef karavana atmış.

Aslan bu silah seslerini duyunca Amerikalı ve Japon’un üzerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı çantasından viskisini çıkarmış bir yudum almış ve aslanın gelmesini beklemiş. Japon ise avcı botlarını çıkartıp çantasından spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Bunun üzerine Amerikalı sormuş :

– Ne o, aslandan hızlı mı koşacaksın?

-Yoo, senden hızlı koşsam yeter.

 

  • Alıntı.

Enola Holmes 2020 Film Hakkında Yorum ve Eleştiri

Enola Holmes 2020 Film Hakkında Yorum ve Eleştiri

ALONE SEMLOH herkesin tanımadığı biri. ENOLA HOLMES, kendisi meşhur dedektif SHERLOCK HOLMES’ün kız kardeşi. Enola, becerikli, iyi eğitimli, dik başlı ve akıllı biridir.

“The Enola Holmes Mysteries”ten uyarlanan filmde, Elona Holmes rolünde Millie Bobby Brown, Sherlock Holmes rolünde Henry Cavill, Mycroft Holmes rolünde Sam Claflin ve Eudoria Holmes rolünde Helena Bonham Carter yer almaktadır. Başrolünde Strangers Things’ten tanıdığımız Millie Bobby Brown oyunculuğuyla yıldızını parlatıyor.

Bir sabah Enola Holmes, -Sherlock Holmes’ün kız kardeşi- annesinin kayıp olduğunu fark ettiği zaman ağabeyleri Sherlock ve Mycroft’tan yardım ister. Enola, tren istasyonunda ağabeylerini bekler. Onlar istasyona geldiğinde Enola’yı tanımazlar. Enola’nın ismini tersten okuduğumuzda yalnızlık anlamına geldiği ve bunun da yaşamına yansıdığını görüyoruz. Annesi gittikten sonra yaşadığı her bulmacayı her durumu tek başına çözmeye çalışır.

Annesi evi terkettiği için 16 yaşındaki Enola’nın vasisi büyük ağabeyi Mycroft olur. Mycroft, kardeşi Enola’nın ailesine yakışır bir hanımefendi olması için yatılı okula göndermeye ısrar eder. Enola, yatılı kalmama ve annesini bulmak için yolculuğa çıkar. Yolculuk esnasında kamarasında genç bir Lord ile tanışır. Daha sonra tehlikede olduğunu farkeder ve Lord’a yardımcı olmak ister. Yolculuğu daha zorlu ve tehlikeli olur.  Sherlock ve Mycroft ise Enola’nın peşinde düşmüştür.

Filmde genç lordu seçime yetiştirmeye çalışır. Seçimlerde bir oy’un ne kadar önemli olduğunu sık sık ortaya seyirciye söyleniyor. Ataerkil topluma karşı Enola’nın annesi ve arkadaşları başkaldırmak için planlar yapar. Fakat Enola, annesinin kadınların oy kullanmak için yapacağı planlardan önce durumu ele alır ve düzeltir.

Filmde Sherlock her ortaya çıktığında seyirci olarak beklentimizi artıyor.  Enola Holmes, filmde Sherlock’un gölgesinde kalmamak için oldukça aksiyon ve bilmeceli sahnelerde görüyoruz. Enola, bu rolün üstesinde iyi geliyor.

Başlangıç filmi olarak Enola Holmes’ün ilk filmde başarılı olduğu ve devam filmlerinin geleceğini düşünüyorum. Filme genel anlamda baktığımızda, keyifli ve eğlenceli. Enola Holmes filmini izlediğinizde güzel vakit geçireceğinizi düşünüyorum. Sinemayla kalın.