Leyla ve Hatıralar

Leyla ve Hatıralar Eski eşyaların saklandığı tavan odasına çıktığımda hatıralar yakasını bırakmaz insanın.Şairin dediği gibi : Köşe başını tutan leylâk kokusu Yakamı bırak da gideyim. Ama gidilmez,her eşyanın bir hikayesi, bir kokusu, acı-tatlı bir hatırası vardır çünkü.Artık tedavülden kalktığında, bir işlevi olmadığında buruşturulup atılan eşyalar, eski radyolar, plak-çalarlar, ayakkabılar, artık giymediğimiz elbiseler, kullanmadığımız gaz lambası,…

Devamını Oku

Maddi Aşk

Maddi Aşk Sizi bilmem ama ben ilk görüşte aşka inananlardan değilim! Şöyle ki; Karşı cinsin bedeninde bulunan bir organın güzelliğine yada bir kaç organının bir araya gelerek oluşturduğu güzelliğe kapılıpta, diğer organlarına katlanmak zorunda kalıp, gül dikensiz olmaz mantığıyla, üstüne üstlük bunun adına da aşk deyip kabullenmem mümkün değil de ondan.

Devamını Oku

Hayal kırıklığı…

Hayal kırıklığı … Söylendiği zaman bile insanın içini yakan,acı bir kelime.Hepimiz hayatımızın bir yanından hayal kırıklığı yaşarız. Hayal kurarız. Sınırsız, sonsuz mavilikler düşleriz sonra hayal biter kendimize geliriz kırıkları yüreğimize kalır. Bazen de gerçeklerle yüzleşince kırıklar oluşur yüreğimizde. Hepimizin hayali başka,kırıkları başka. Bir çoçuk için topunun patlaması hayal kırıklığıdır. Oysa ki o topla ne futbollar…

Devamını Oku

Garip Bir Ağaç

Garip Bir Ağaç … Bir kaydırak, iki salıncak, oturmak için bir kaç banktan oluşan bir park yapıldı mahalleye. Parkın köşesinde bulunan büfenin yan tarafında bir masada bir şeyler yerken gördüm onu. Kısa kollu gömleğinin rengi ilk dikkat çeken ayrıntıydı. Onun üzerine baklava dilimi deseni olan modern bir yelek vardı. Saçları iyice kırlaşmış, hatta siyahı hiç…

Devamını Oku

Balkon

Balkon Bir erkek çocuğu annesinin elini tutmak istemiyor, konuşabilse; “ben büyüdüm artık, bırak beni” diyecek diyemiyor.. Arabalar gelip geçiyo caddeye çıkan sokakta, durmadan, birbiri ardınca.. Bir erkek çocuğu, kız çocuğuyla birlikte yürüyor kaldırımda, yüzler kızarık, eller nerde duracağını bilmez bir halde, adımları yavaşladı, köşede ayrılacaklar besbelli, acaba öpsem mi? Sarılsam mı? Yoksa elini mi sıksam?…

Devamını Oku

Medeniyet Yanılsaması

Medeniyet Yanılsaması Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz. Sadece tabiata bak, hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin. Tarkovsky, Nostalgia (1983) MEDENİYET YANILSAMASI İnsanlık için gerçek, tabii çıkarların ne olacağının açıklanması;bunların sağlanmasıyla herkesin iyileşip asilleşeceği; medeniyetin ve bilimum ideolojilerin, insanı daha ölçülü daha müreffeh kılacağı varsayımı çökeli epey zaman oluyor. Yirminci asrın iki büyük savaşı, ekonomik buhranlar,sosyal…

Devamını Oku

Korkuluk

Korkuluk , korkuluk … Sabahları karşılaşıyoruz seninle. Ya üst geçitte, ya ışıklarda, ya da kaldırımda yürürken. Hafta içi mesai saatleri gibi alışkanlık olmuşsun bende. Seninle rastlaşmadığım zaman merak etmeye başlıyorum. En son geçen hafta görmüştüm seni. Oturup hesap ettim. Tam üç sabahtır görmüyorum seni! Araya hafta sonu girince nasıl olsa Pazartesi -mutlaka- rastlaşırım dedim kendi…

Devamını Oku

Muhammed: Allah’ın Elçisi Film Eleştirisi

Muhammed: Allah’ın Elçisi ( Muhammad: The Messenger of God) İran’da gösterime girdikten 1,5 yıl sonra ülkemizde 28 Ekim 2016’da vizyona girdi. Yönetmenliğini dünyaca ünlü Mecid Mecidi’nin yaptığı film İran yapımı olmakla beraber aynı zamanda İran İslam Cumhuriyeti tarihinin en pahalı filmi olma özelliğini taşıyor. Filmin müziklerini ‘’Müzik Fırtınası’’ lakaplı Oscar ödüllü Hint besteci Allah Rakha Rahman, görüntü yönetmenliğini ise…

Devamını Oku

Çocuk Olmak

Çocuk Olmak Şüphesiz acımasız dünyanın bir diğer yüzü de işçi çocuklar. Çocuk olmaları gereken yerde ağır bir yük almış olgun kişiler kendileri. Tek dertlerinin toplarının patlaması olması gerekirken itilip hor görülmeleri hayatın acımasızlığını gözler önüne seriyor. Maalesef ülkemizde çocukluğunu yaşayamayan onca çocuk işçi var ki. Hem de ağır işlerde sömürülüp eline 2 kuruş para verilip…

Devamını Oku